Pages

25 Temmuz 2021 Pazar

Kimi Covid parçaları-m

 Covid parçalarım


Luc Montagnier, SARS-CoV-2 virüsünün genlerinde (RNA'sında), HIV RNA'sına ait parçaların bulunduğunu söyledi. - Euronews

PNAS'ta yayınlanan bir makale, SARS-COV-2'nin in vitro olarak insan hücrelerinin genomuna entegrasyonunu anlatmaktadır. Bu çalışma, enfekte hastalarda doğrulanacak ve belirli aşılar tarafından kullanılan mRNA'nın olası entegrasyonunu sorguluyor. -Didier Raoult/PNAS

Bu çalışmaya göre; SARSCoV2 hücresel transcripases kullanarak insan DNA ile ters entegre oluyor. Başka bir deyişle, kendini bir retrovirüs sanıyor. -Christophe Beneton/PNAS

PCR'ın mucidi olan Ünlü kimyager Mullis , HIV’in AIDS’e neden olmadığı yönündeki fikirleri, AIDS hastalığının hükümetlerin planı olduğuna yönelik savunması ve iklim değişikliğine inanmaması ile de biliniyordu. Ayrıca, bir röportajında uzaylılar ile sohbet ettiğini de söyledi. -bilimma

HİV'in öyküsü, 5 Haziran 1981'de Atlanta'daki Hastalık Kontrol Merkezi'nin (HKM) 5 eşcinselde genellikle bağışıklık sistemi çökmüş kişilerde görülen ender bir zatürree türüne rastlamasıyla başladı. -Hurriyet

1983'te Luc Montagnier başkanlığında Paris'teki Pasteur Enstitüsü'nden bilim adamlarının Amerikan "Science" dergisinde yayımlanan araştırmasında, hastalığa neden olan yeni virüs "tasvir edildi" - Hurriyet

Aşıların bir kişinin genlerini değiştirmesi için mRNA talimatlarının hücrenin kontrol merkezine, çekirdeğe girmesi gerekir. Çekirdek, hücrenin geri kalanından kendi zarı ile duvarla ayrılır. Bu zarı geçmek için mRNA'nın nükleer erişim sinyali adı verilen bir enzime sahip olması gerektir, "ki bu yoktur."
Çekirdeğe girebilse bile, tek sarmallı mRNA'nın çift sarmallı bir DNA'ya geri çevrilmesi gerekir. Ancak AIDS'e neden olan virüs olan HIV bunu yapabilir. Kendini kromozomlarımıza sokmak için ters transkriptaz gibi bir enzim kullanır.
Johnson & Johnson aşısında kullanılan DNA adenovirüsü hücrelerimizin çekirdeğine girer ama asla kromozomlarımıza entegre olmaz.

Fauci HIV-AIDS Pandemi Belgeseli ve diğer linkler
https://www.bitchute.com/video/qMfpoGqvQsKl/

https://www.bilimma.com/nobel-kimya-odullu-kary-mullis-oldu/#
https://twitter.com/raoult_didier/status/1392410802691452928
https://twitter.com/ChristopheBene6/status/1389981568316461056
https://www.pnas.org/content/118/21/e2105968118.short?rss%3D1
https://www.webmd.com/lung/news/20210719/covid-19-vaccines-not-gene-therapy
https://www.hurriyet.com.tr/dunya/hiv-biyolojik-silah-mi-8959294
https://tr.euronews.com/2020/04/18/nobel-odullu-fransiz-virolog-montagnier-yeni-tip-koronavirus-sars-cov-2-labaratuar-uretimi
https://eksisozluk.com/aids-virusunun-insan-yapimi-olmasi-ihtimali--1665895
https://eksisozluk.com/hiv-virusunun-insan-yapimi-oldugu-efsanesi--6107032

https://www.flemingmethod.com/

24 Temmuz 2021 Cumartesi

Dr Fleming Mega Doküman Arşivi

 https://www.flemingmethod.com/documentation

23-24.07.2021 Haber ve sosyal Medya Derlemeleri

 24.07.2021 Haber ve sosyal Medya Derlemeleri

Rock müziğin efsane ismi İngiliz Eric Clapton, konser için anlaştığı mekana giriş için Aşı Olma şartı getirildiğini öğrenince konseri iptal etti. Eric Clapton CBE, konsere gidenler için aşı gerektiren herhangi bir mekanda çalmayı reddetti. Bay Clapton CBE, "ayrımcı bir izleyici kitlesinin" olduğu hiçbir yerde sahne almayacağını söyledi.

washingtonpost

FDA bugün COVID-19 için CDC PCR testinin tam incelemesinde başarısız olduğunu duyurdu. Acil Kullanım İzni yıl sonu iptal edilecektir

CDC - FDA

Madagaskar Devlet Başkanı Andry Rajoelina, bütün Afrika ülkelerine seslenerek"topluca DSÖ'den çıkalım" dedikten sadece birkaç gün sonra suikast girişiminden kurtuldu. sputniknews
Fransa'nın Drome kentindeki Montelimar'daki hastane personeli, Eylül ortasına kadar Covid-19'a karşı aşı yaptırmalarını veya işlerini kaybetmekle karşı karşıya kalmalarını talep eden yeni kuralları protesto etmek için süresiz greve gitti. CGT-GHPP sendikası tarafından Perşembe günü “zorunlu aşılamaya” karşı grev ilan edildi ve güneydoğu Fransız kentinde yaklaşık 200 doktor ve 1.500 hemşireyi etkiledi. Yüzlerce kişi Cuma günü hastanenin önünde toplanarak sokağa çıkma yasağını ve aşı şartlarını kınadı ve “özgürlük” sloganları attı.
rt İngiltere bakanı, aşı denemeleri sırasında PLACEBO ile aşılanan kişilerin 'tamamen' aşılananlarla aynı ayrıcalıklara sahip olacağını söyledi. İngiltere aşı bakanı, Birleşik Krallık hükümetinin Covid-19 aşı denemeleri sırasında plasebo verilen kişileri tamamen aşılanmış olarak gördüğünü ve NHS Covid Pass tarafından verilen tüm ayrıcalıklardan yararlanacaklarını da sözlerine ekledi. rt

COVID-19 Aşısıyla İlişkili Parkinson Hastalığı, Bir Prion Hastalığı Sinyali Tartışma

Tıpta "tedavi hastalıktan daha kötü olabilir" diye eski bir söz vardır. Bu ifade aşılara uygulanabilir. Mevcut makalede, RNA bazlı COVID aşılarının COVID-19 salgınından daha fazla hastalığa neden olma potansiyeline sahip olduğu endişesi dile getirilmektedir. Bu makale, aşının önlemek için tasarlandığı viral enfeksiyondan daha yaygın ve zayıflatıcı olabilen prion hastalığına neden olan yeni bir potansiyel ters olay mekanizmasına odaklanmaktadır. Bu makale bir potansiyel advers olaya odaklanırken, aşağıda tartışıldığı gibi birden fazla potansiyel ölümcül advers olay vardır. Piyasadaki COVID-19 aşıları spike protein veya onun gelcekte olası prion hastalığı salgını yaratabilecek olası nükleik asit dizisi ingersolllockwood - principia-scientific
CDC'nin Çocukları Aşılamaya Zorlamasının Arkasındaki Çürük Kanıt

wsj

Son derece endişeli birçok ebeveyn adına Covid19 Meclisi, İlaç ve Sağlık Ürünleri Düzenleme Kurumu'nun (MHRA) 12-15 yaş arası çocuklarda kullanılmak üzere Pfizer/BioNtech aşısını onaylama kararına itiraz etmek için yasal işlem yapıyor.

Çocukların bu tedaviyi alması için hiçbir yasal, ahlaki veya tıbbi gerekçe bulunmadığını açıkça ortaya koyan tatmin edici kanıtlarımız var. Bu 'aşı'nın yeni olduğu ve ilişkili risklerle birlikte geldiği iddia edilemez. Birkaç aydan daha uzun süre etkililiğini gösterecek klinik deneyleri henüz tamamlamamıştır ve bu nedenle uzun vadeli güvenlik verileri olamaz.

Bu tedavinin 18 yaşından küçükler tarafından yaygın olarak kullanılmasının etik dışı ve gereksiz olduğuna kesinlikle inanıyoruz ve bizimle aynı fikirde olan yüzlerce kıdemli doktor ve bilim adamı var, 60'tan fazlası isimlerini MHRA'ya haftalar önce açık bir mektup yazdı .

crowdjustice


Erişilen kimi sayfalar
flemingmethod - off-guardian-1 - off-guardian-2

22 Temmuz 2021 Perşembe

mRna aşı değil tıbbi üründür, ilaçtır, gen tedevisi terapisi dir gibi iddialara verilen resmi yanıtlar

mRna aşı değil tıbbi üründür, ilaçtır, gen tedevisi terapisi ya da aşısıdır gibi iddialara verilen resmi yanıt ve karşı yanlışlamalar, checkler ve mrna'nın nasıl çalışması beklendiğinin açıklanması;

David Martin adında bir doktor çıkmış ve mRna aşıları bir aşı değildir tıbbi ürün ya da araçtır ( gen terapisi/tedavisi ya da gen aşısıdır) vb demiş. Bununla ilgili doğrulama ve yanlışlamalar yapılmış ve kabaca şunları söylüyor. "
Gen tedavisi, vücutta kalan ve kromozomlara dahil olabilen DNA'nın kullanımını ifade eder. RNA bunu yapmaz. Aşılardaki RNA, DNA'ya dönüştürülemez çünkü bunu yapabilen enzimler mevcut değildir. Ayrıca, RNA etrafta dolaşacak kadar kararlı değildir ve hızla bozulur." 1 "Farklı aşı türleri olsa da, genel olarak aynı tanıma sahiptirler. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), aşıyı bağışıklık sistemini bir hastalığa karşı bağışıklık üretmeye teşvik eden ve kişiyi o hastalıktan koruyan bir ürün olarak tanımlar. mRNA koronavirüs aşıları bu şekilde çalışır, ancak daha önce görülenden farklı bir şekilde. Daha önceki aşılarda bir virüsün zayıflamış veya inaktive edilmiş bir formu kullanılırken, mRNA aşıları hücrelere bir bağışıklık tepkisini tetiklemek için spesifik bir protein yapma talimatı verir" 2 Ayrıca; Bilgehan Bilge için hayatında laboratuvara girmiş mi diye soran bir doktor aynı cümle içinde hayatını laboratuvarda geçirmiş nobel ödülü adaylığı bulunan bir mikrobiyolog olan Neva Çiftçioğlu'nu da anarak şunları söylüyor. "mRNA aşılarına aşina ortalama bir doktorun bile bildiği mRNA aşı mekanizması şöyle çalışır: mRNA vücutta diğer mRNA’lar gibi ribozomlardan sentezlenir. Ribozomdan çıkan spike proteini proteozom denilen bir yapı sayesinde küçük parçalarına ayırır. Bu epitope diyebileceğimiz küçük parçalar organel olan, endoplazmik retikuluma gider. Spike proteini parçaları burada MHC adındaki, bağışıklık sistemine kime karşı dikkatli olmasını gösteren moleküllere bağlanır. Bu sayede bağışıklık sistemi Spike proteinini her açıdan (alttan, üstten, sağdan, soldan) tanıma fırsatı olur. "3 Bu doktor hadi Bilgehan Bilge'yi bu aşılar işe yaramıyor dediği için hedef aldığını varsayalım ve Bilgehan Bilge'nin spesifik bir ifadesini alıntılamış. Ümit Aktaş ve Neva Çiftçioğlu isimlerini niye andığını (hangi ifadeler üzerine hedef aldığını) belirtmiyor bile. Bir ekşi sözlük yazarı mrna aşı çalışma prensibini şöyle tanımlamış ve anlatmış haberci rna yani mrna vücudumuzda her hücremizde olan bir yapı. görevi hücre kromozomundaki dna ile hücrede ihtiyaç duyulan proteinleri üreten ribozomlar arasında bilgi taşımak. bu aşıda sentetik olarak yapay bir mrna üretiliyor ve vücuda veriliyor. hücre ret etmesin ve zardan kolay geçsin diye bu yapay mrna yağ ile kaplanıyor ve nano boyutlarda aşının içine konuluyor. aşıdan sonra bu yapay mrna'lar hücrelerin içine giriyor. ancak bu yapay mrna'lar hücre dna'sından mesaj taşımıyor, aşı firmasının mrna içine yerleştirdiği, koronavirüs'ün genetik diziliminin kopyasını taşıyor oluyor (spike proteini dizilimi). yani biontech'in başarısı koronavirüs'ün protein dizilimini bu yapay mrna'ların içine kopyalayablimesinde. bu yapay mrna'lar aşı sonrası hücre içine girip yukarda bahsettiğimiz ribozomlara ulaşınca, ribozomlar yalancı mesajı alıyor, bu mesaj ise yapay mrna'dan gelen vürüs protein dizilimi. hücre ribozomları "mrna yalan söylemez, bu mesaj dna'dan geliyor" gibi algılıyor doğal olarak. mrna'nın mesajını kayıtsız kabul ediyor. yapay mrna'daki mesaj ise "taşıdığım virüs protein dizilimini kopyala" aslında. ribozomlar mrna'dan bu dizilimi alarak virüsün protein dizilimini kopyalamaya başlıyor ve bu proteini üretmeye başlıyor. yani yalancı ve yapay mrna hücre içindeki ribozomlara yalancı virüs dizilimi ürettiriyor. yani virüsün protein dizilimi ile aynı dizilimle proteinler ürettiriyor kendi hücrelerimize. ancak bu canlı bir virüs değil, sadece virüs genetik diziliminin kopyası. ribozomlar bu yabancı proteini üretmeye başlayınca, vücut bağışıklık sistemi alarma geçiyor ve "vücutta yabancı bir protein dizilimi var dikkat" diye alarm verip saldırıya geçerek, bu yapay virüs genetik dizilimine savaş açıyor, ve antikor üretiyor. sentetik mrna'lar kesinlikle dna ile temasa geçmiyor ve hücre içinde 2-3 gün kalıyor. sonra yok oluyor. bu yüzden yan etkilerin çoğu ilk 2-3 gün içinde görülüyor. bu yöntem ve teknik bir mucize olarak görülüyor, ve aşının geleceği olarak yorumlanıyor. ancak yeni bir teknik olduğu için sorular da mevcut. en büyük teknik soru şu: yapay mrna virüs protein dizilimini hücre ribozomuna ürettiriyor, bu protein vücutta artınca bağışıklık devreye giriyor, bu yapay proteine savaş açıyor ve antikorlar üretiyor dedik; ancak bazı uzmanlar bu savaş açılan virüs dizilimi içeren yapay protein diziliminin, hamilelik sırasında üretilen ve çocuğun yaşamında hayati öneme sahip olan doğal bir vücut proteini olan synctin isimli proteinin dizilimine çok benzediğini söylüyor. ve virüs dizilimine savaş açan bağışıklık sisteminin ve antikorlarının şartlanmışlıkla ve yanlışlıkla ilerde aynı birey hamile kalınca bu yararlı vücut proteinine de genetik dizilim benzerliklerinden dolayı savaş açabileceğini ve hamileliklerin bu yüzden olumsuz sonuçlanabileceğini söylüyorlar. yani kısaca, vücut bağışıklıklığını bu virüs dizilimine karşı bu aşı ayaklandırıyor, ancak bu dizilime benzer bir protein hamilelikte de üretiliyor, aynı bağışıklık sistemi bu yararlı proteine de ilerde aynı şekilde savaş açabilir deniyor. kısırlık tartışmalarının teknik sebebi bu. ancak çoğu uzman bunun çok düşük bir ihtimal olduğunu söylüyor. ek olarak, bu aşı tekniğinin çok uzak dönemdeki olası yan etkileri de daha net olarak bilinemiyor, bu da doğal, zira bu aşı tekniği daha yeni bir teknik, üzerinden daha uzun zaman geçmedi. bu aşı olanların üzerinden zaman geçtikçe ve yaşandıkça görülecek bu tarz yan etkiler. ancak bu aşının çığır açan bir buluş olduğu hep söylenmekte, bunun da nedeni yukarda anlatıldığı gibi, aşının hücreyi kandırarak virüs proteinini hücrenin kendisine ürettirmesi, ve hücrenin ürettiği proteine aynı vücudun bağışıklık sisteminin saldırması. zira bu yöntemle en yüksek antikor düzeyine ulaşıyor vücut. yani tazıyı da tavşanı da aynı vücuda yaptırıyor aşı."4
Yine bir başka yazı şunları söylüyor.. Proteinlerin hedeflenen yıkımı, hücrenin sağlığı için kritik öneme sahiptir ve ubikuitin-proteazom yolağındaki herhangi bir değişiklik hastalığa yol açabilir. Örneğin, yanlış katlanmış proteinler bozulmazsa, sitoplazmada protein kümeleri oluştururlar. Bu tür protein kümeleri, Parkinson, Huntington ve Alzheimer gibi belirgin nörodejeneratif bozukluklara yol açabilir.
"Aksine, ubikitin-proteazom yolağının aşırı kalite kontrolü de hastalığa yol açabilir. Örneğin, yanlış katlanmış ancak kısmen işlevsel olan klorür iyon kanallarının tahrip edilmesi, insanlarda yaşamı tehdit eden bir hastalık olan kistik fibrozise yol açar."5 Yine başka bir check yazısı ise şunları ekliyor. "Messenger RNA genetik materyaldir, dolayısıyla bu anlamda aşılar genetik temelli terapidir ancak FDA bunları gen tedavisi olarak değil, aşı olarak sınıflandırır.
Offit, "Bence insanlar bunu duyuyor ve 'Aman Tanrım, DNA'mı değiştireceksin' diye düşünüyorlar. "Bu mümkün değil."
Offit, aşıların bir kişinin genlerini değiştirmesi için mRNA talimatlarının hücrenin kontrol merkezine, çekirdeğe girmesi gerektiğini açıklıyor. Çekirdek, hücrenin geri kalanından kendi zarı ile duvarlıdır. Offit, bu zarı geçmek için mRNA'nın nükleer erişim sinyali adı verilen bir enzime sahip olması gerektiğini söylüyor, "ki bu yok."
Çekirdeğe girebilse bile, tek sarmallı mRNA'nın çift sarmallı bir DNA'ya geri çevrilmesi gerekir.
AIDS'e neden olan virüs olan HIV bunu yapabilir. Kendini kromozomlarımıza sokmak için ters transkriptaz gibi bir enzim kullanır. Aşılardaki mRNA bu enzimden yoksundur, bu nedenle DNA'ya dönüşemez.
Johnson & Johnson aşısında kullanılan DNA adenovirüsü hücrelerimizin çekirdeğine girer ama asla kromozomlarımıza entegre olmaz.
Bu iki adımdan sonra bile, aşılar ve genlerimiz arasında üçüncü bir güvenlik duvarı vardır: Yeni DNA'yı hücrelerimizin DNA'sına dikmek için integraz adı verilen başka bir enzime ihtiyaç duyulacaktır. Bu da aşılarda yok.
Offit, "Yani, bunun olma ihtimali sıfır," diyor."6 Bunları tam olarak anlıyor değilim ama Prof.Dr. Serhat Fındık şunu dedi: "Luc Montagnier coronavirüsün bir grip virüsüyle HIV virüsünün birleşiminden oluşturulmuş laboratuvar üretimi bir virüs olduğunu düşünüyor." Viral vektör aşılarda adenovirüsler kullanılıyor. 1-https://www.newswise.com/factcheck/covid-vaccines-aren-t-gene-therapy 2-https://www.reuters.com/article/uk-factcheck-covid-vaccine-idUSKBN2AM0SS 3-https://guneyege.net/bilgehan-bilgenin-tibbi/ 4-https://eksisozluk.com/entry/124706238 5-https://www.jove.com/science-education/11602/proteazom?language=Turkish 6-https://www.webmd.com/lung/news/20210719/covid-19-vaccines-not-gene-therapy

mRna Lansman ya da Nedensellik Koşutları - Şeytanın Gör Dediği İlkesi

Şeytanın Gör Dediği 


Hükümetler, ünversiteler ve yatırımcılar yıllar önce mRNA teknolojsinden vazgeçtğinde, Katalin Kariko dayandı ve vazgeçmedi . 1980'lerde Macaristan'dan ABD'ye taşınan biyokimyacı, mRNA'nın değerini kanıtlamak için herkesten daha fazlasını yaptı. Mart ayında Wred'den Stephen Burany'ye mRNA'nın her şeyi, "her ne ise, her bir hastalığı, hatta kelliği" düzeltebleceğine inandığını söyledi. Covid pandemisi, Kariko ve diğer mRNA inananlarına güçlerini halka göstermeleri için ilk fırsatı verdi.

Ebedi Gençliğe Doğru

Burada Kariko gözünü daha büyük bir şeye dikti. Buranyi, “İnsan telomerlerini denemek ve genişletmek için mRNA kullanan bir laboratuvar konusunda heyecanlı” diyor. Telomerler, kromozomların ucundaki DNA kapaklarıdır ve daha uzun telomerler daha yavaş yaşlanma le ilişkilidir. Belki bir gün mRNA sonsuz gençliğin pınarının kilidini açar.

Kaynak

Yuri Deigin ile bu konuşma 25 Haziran 2021'de kaydedildi. Bu röportajda Daniel Belkin ve Mitch Belkin, Yuri ile temelde epigenetik bir fenomen olduğunu iddia ettiği yaşlanma hakkında konuşuyor. Yamanaka faktörlerini kullanarak kısmi yeniden programlamayı, yaşlanmanın evrimsel açıklamalarını ve yaşlanmanın kısmen tersine çevrilebilir olduğunu öne süren son in vivo deneyleri tartışıyorlar Ayrıca, Bret Weinstein'ın Steve Kirsch ve Robert Malone, Dr. Robert Malone ile 11 Haziran 2021'de kaydedilen Dark Horse Podcast'inde tartışılan spike proteinin sitotoksisitesi hakkındaki iddiaları ve kısırlıkla ilgili endişeleri ele almak için mRNA aşılarına da değiniyorlar.

https://externalmedicinepodcast.com/yuri/

Ayrıca bu gönderinin bu gönderiyle birlikte değerlendirilmesini umuyorum.
Şeytanın Gör Dediği



19 Temmuz 2021 Pazartesi

Aşılar enfeksiyonu, viral replikasyonu veya bulaşmayı engellemez, bu nedenle toplum bağışıklığını sağlamada başarılı olamazlar

Aşılar enfeksiyonu, viral replikasyonu veya bulaşmayı engellemez, bu nedenle sürü/toplum bağışıklığını sağlamada başarılı olamazlar. Hastalıktan ve ölümden korurlar.

mRna Gen Aşısı Gerçek Mucidi Robert Malone
Muhteşem Yalanlar
a. ekonomik iyileşme için sürü bağışıklığına ulaşmalıyız, ölüm ve sakatlığı en aza indirmeliyiz
b. bu genetik aşılar, sürü bağışıklığına giden tek yoldur
c. bu genetik aşılar tamamen güvenlidir
Bu ifadelerin her biri açıkça yanlıştır.
mRna Gen Aşısı Gerçek Mucidi Robert Malone




 



11 Temmuz 2021 Pazar

mRna Aşı Mucidi Robert Malone'dan İnciler

 ABD federal yasalarına göre deneysel lisanssız tıbbi ürünlerin kullanımını teşvik etmek yasal değildir. Ortak kural.

( NOT: Deneysel lisanssız tıbbi ürün dediği bizimkilerin TV ler de (Prof'lalra) teşvik ettiği ve aşı dedikleri )








 





 


mrna Aşı mı Değil mi? Aşı Adı Almalı mı? Bu Uygun mu? Etik mi? Tartışması

Genetik Kodlama mı, Gen Terapisi mi Aşı mı Tartışması?



Moderna ve CDC tanımlamasıyla mrna;

İnsan vücuduna bir protein ya da protein parçası yapmayı öğretir/öğretiyoruz.
İnan vücuduna talimat verir/veriyoruz.

İnsan vücuduna talimat veriyoruz, insan vücuduna öğretiyoruz. İnsan vücuduna bir proteini yap! diyoruz. Haberci RNA ile DNA ya bir kod ve emir veriyoruz. İnsanın taşıyıcı RNA sı ile kendi bütünlüğünde oluşturduğu sinyallerin bir kopyasını benzerini DNA'ya eriştiriyoruz. DNA' ya bir emir veriyoruz. Bu proteini üret emri veriyoruz.

İnsan vücudu protein yapmayı bilmiyor mu? insan bedeni kendi talimatlarını üretemiyor mu? Oto immun ya da doğal savaşma becerileri bir protein üretimini gerekirse teşvik edemez mi ve etmiyor mu?

Bu talimat DNA'ın içine girip çıkıyormuş. DNA tarafından okunuyormuş çünkü bu DNA'nın işiymiş, protein üretim işi DNA'nın işiymiş ve mrna'nın mucidi Malone'a göre DNA (gelecekte ya da istenirse) bu teknikle programlanabilirmiş..

Şimdi neden bunun geleceğin genetik deneylerinin ön aşaması , ön girişimi vb olduğunu düşünmeyelim? Neden büyük farma ve büyük teknolojinin gelecekte yapacağı deneyler için kapı geçit aralama ve zemin oluşturma, bunu hazır fırsat varken resmileştirme çabası olarak almayalım. Hazır fırsatını bulmuşken ya da tam da böyle bir fırsat arıyorken. 

Vikipedi'ye göre aşı;

"Aşı, hastalıklara karşı bağışıklık sağlama amacı ile insan veya hayvan vücuduna verilen, zayıflatılmış hastalık virüsü, hastalık etkeninin parçaları veya salgıları ile oluşturulan çözeltidir. Mikroplar veya virüslerce oluşturulan hastalıklara karşı vücut, bağışıklık sistemi ile yanıt verir. "


Bir kere mrna yukarıdaki veri ile , tıbbi, etimolojik, anlambilimsel, dilbilimsel hiç bir inceleme de aşı tanımına uygun değildir. Ticari başka ve yeni bir isimlendirme seçilmeli ve kullanılmalıdır. Bu tüketiciyi yanıltmadır. Gen aşısı tabiri bile yeterli değildir. Aşı kılıfı uygun bir isim değil!

Gen talimatı ya da kodlama. Bu genetik kodlamadır. Daha önceki kullanım adının gen terapisi ve tedavisi isimlendirmesi aldığını biliyoruz. Moderns ondan yeni nesil tıbbi ilaç girişimleri olarak sözediyor. Aşı ile, tarihsel aşı kavramı ile paralel bir olgu değildir.

Bunun bir enjeksiyon olduğu ve olması aşı anlamına gelmiyor!

Bağışıklık ya da antikor tepkileriyle ilişkisini anlayabilmiş değiliz. 

Virüsün kılıf ya da zarfındaki bir proteini ya da onun parçasını, insan bedenine ya da  DNA'ya ürettirmenin antikor yanıtı ya da bağışıklık oluşturacağını nereden biliyoruz ve çıkardık ve oluşturdu mu? Bunu gözlemledik mi? Bunu şeffaf sınadık mı? Tarihte daha önce sınanmış mıydı? 

Bir virüsün diken ya da başak proteinini DNA ys ürettirmek neden bizi koruyor anlamış değilim..

Son olarak virüs laboratuvar üretimiydiyse yine gen kodlamaya aşı kılıfında uygun zemin/taban oluşturmak için üretildi diye düşünürüm.
Diğer durumda da bunun hiç bir anlamı olmamalı sadece ve tek önemli olan genetik kodlamaya aşı adında alan açma olmalı. 

Tek bilmek isteyeceğimiz milyarların böyle bir şeye (kurgulu ya da spontane) alet aracı edilip edilmediği ve bunun bilinçli ellerce yapılıp yapılmadığı.

İçeriğe "aşı" dışında ticari, hukuki statü ve adlandırma öneriyoruz. Bu aşı değildir. 





mRna nın Biyoetik ve Evrimsel Müdaheleler Anlamında Yapay Zeka Robot Karşılaştırması Üzerinden Eleştirmesi

Moderna diyor ki; 

"Messenger (haberci) RNA aşıları (mRNA aşıları olarak da bilinir) hücrelerimize, vücudumuzda bir bağışıklık tepkisini tetikleyen bir proteinin - hatta sadece bir protein parçasının - nasıl yapılacağını öğretir.

COVID-19 mRNA aşıları, hücrelerimize "spike protein" denilen şeyin zararsız bir parçasını yapma talimatı verir ."




Şimdi daha önceden doğal bir bağışıklık sistemimiz olduğunu ve bunun kendi kendine (oto) çalıştığını biliyor ve sanıyorduk. Tüm bunları kendi kendine yapabildiğini. Ne değişti? Ne değişti de manuel eklemelere ihtiyaç duyduk ve bunu yapabilecek güçte miyiz? Bu sistemi biliyor tanıyor muyuz?

Şimdi sanırım bilim insanları türümüzü doğal zeki evrimleşmiş bir yaşam formları olarak formülize ediyor. Bazılarımız yaradılışçı ve onarla göre ise yaradılmış bir formuz. Başka şeyler söyleyenler var girmeyeceğim. 

Bunun dışında robot ve yapay zeka örneklemesini ele alalım.

İnsan olarak robotlar ve sibergenetik robotlar geliştirelim ve bazıları artık bir gün gelip yapay zekaya sahip olsunlar, kendi kararlarını verebilsinler ve artık yüksek bir doğal öğrenme (biliş, bilinç) fonksiyonu geliştirsinler ve seçme özgürlüğü vb. geliştirsinler. Daha sonra doğal duygular geliştirsinler hatta bedenlerini tehdit eden hastalık mikrop ve virüslerle savaşabilen doğal kalkanlar, evrimleşme -türsel değişim ve ilerleme- becerisi  ve bir oto immun geliştirsinler . Bu mümkün mü bilmiyorum ama örneği kurmak için zorunda kaldım. 

Bir sibergenetik tür geliştirirsek ve doğal olarak bir hastalık yıkım süreci deneyimlerse üretici olarak ona sanırım müdahale edebilirdik. Bununla savaşacak bir kod ekleme gibi.

Peki ya ya tam yapay zeka, bizden yani üreticiden özgürleşmiş bağımsız bir form?

Bu türün kendi genetiğine yazılım eklemeye çalıştığını düşünelim ya da bir hastalık savaşı için dna trafiğine kod vermeye ve bir protein üretmeyi öğretmeye teşvik ettiğini. Bence şunu demeli. Durun biz ne yapıyoruz zaten robotlardık evrimleştik ve yapay zeka geliştirdik, kendinden öğrenme becerisi ve oto fonksiyonlar geliştirdik buna ekleme yapmaya kalkarsak kendimizi robot yerine koyarız ve bu oto sürece müdahale ederiz hatta bu oto ve doğal olanı manuele ve öğrenilmiş yapay zeka fonksiyonunu robotlaşmaya çevirmeye çalışmak olurdu!

Yani yapay zeka sibergenetik olsam türümün bedenini hastalık karşısında yetersiz bulursam komple  yenilemeye ,yeniden üretmeye ve tümden genetiği çözmeye deşifre etmeye ve yeniden inşaya belki mümkünse çalışırım yani ucundan kıyından dna ma tek geçiş yolu bulduğum bilmediğim haberci rnam la kısa bir kod göndermeyi denemek yerine. Kaldı ki bunu denersem bir ya da bir kaç kişi de denerim çok kişi de denemem neden türümü riske atayım. 

Böyle görüyorum

Yani insan kusursuz olmasa da oldukça gelişkin bir doğal türdür. Genetik araştırmalar tabi ki yapmalıdır ve beden fonksiyonlarını geliştirme ve hastalıktan korunma becerisini tabi ki artırmaya girişmelidir (ki doğal olarak oluyor zaten bu ama) hatta bana kalırsa tüm genetiğini yeniden inşaya bile girişebilir ama yol yanlış.
Kıytırık bir mrna haberleşmesi trafiğini bozmaya girişiyor.

Aşıyı doğal evrim ve doğal oto immune bir müdahale olarak alıyorum. Türü ilerletmez geriletir. Evrim karşıtıdır. Evrim ya da yaradılış farketmiyor manuel müdahale bilinci. 
Her ikisiyse de her ikisine de müdahale ediyor. 

Hastalıklar bizi yokeder ve öldürür diyorsanız da savaşamıyorsak ölelim hayatta kalanlar ve güçlüler hayatta kalsın diyebilirim. Tür güçlenir, sağlam genetik aktarılır. Nesillerin devamını sağlarız ve güçlü nesiller olur. Bunu savunacağım.
Türün genetik mirasını daha çok önemsiyorum

İnaktif aşılar ayrı bir tartışma konusu çünkü orada doğal oto immune savaşabileceği virüsler gönderiyoruz. Tamamen ayrı. Virüs transferi gibi. Onu da bir kenara koyalım belki de tartışılması gereken antikor ya da bağışıklığın insadan insana transfer ve aşısı neden olmamalıdır? Eğer bu doğal yollarla bulaşmıyorsa.

Yaşam süresinin uzun kısa olması benim gibiler için hiç bir anlam ifade etmiyor ben doğa kırsal tabanlıyım. Akış mutluluk kuramı ve görecelik kuramı gibi şeyler var zaman, multluluk ve öğrenme hatta deneyimin kendi ve konforu yıllarla/zamanla ölçülmez. Bu saçmadır. Uzun yaşadığı söylenen Okinawalılar 1900 ler de bugünkü tıp yokken doğdu. Tartışma her anlamda saçma. Lineer zaman yaşam kalitesiyle bağdaştırılması gereken bir ölçüt değil. Bize göre...
Yaşam süresinin refahla bir bağlantısı yok. 

Buyrun tartışın...









Neden mrna aday aşı almayacağım ve faz gönüllüsü olmayacağım 2x

mrna Aşı adayı almayacağım! neden?



mrna ile ilgili daha önce bu blog ve facebook gruplarına yazdığım tüm risk ve tereddütleri geçtim ve bunları bir kenara koyalım.

Virüse nazaran aşıdan ölmeye korkuyorum.
Virüse nazaran aşıdan zarar görmeye, sakat kalmaya, oto immun hastalığa tutulmaya ve bu nedenle aşı almaya korkuyorum.
Aşı yarlanmalarından açıkça korkuyor ve çekiniyorum. bunlardan rahatsız oluyorum ve oldum. Koronadan ölümler ben de bir korku ve panik yaratmadı çünkü bunları çok büyük oranda doğal ölümler olarak ele aldım. 

Doğal bir virüs beni öldürebilir bu doğal ölümdür buna içerlemem yani bağışıklık sisteminin başedmeyeceği güçte bir hastalık beni zaten öldürür ancak insan yapımı bir kimyasal aracı ya da ilaçla sakat kaldığımı varsayalım.
Buna dayanamam.
Ben kimseden ilaç istemedim ve istemiyorum, doğal başka yardımlar iyi olur.

Koronavirüs insanları sakat bırakmıyor.
Aşı yaralanmaları olan ve tekerlekli sandalye de olan insanlar gördüm.
Twitter'dan aşı almamamız, diğer insanlarında aşı almaması için bize ulaşmaya çalışıyorlardı. Kalbim ve ruhum onları dinlemekten yana.
Hayır coronavirüs bunu yapmıyor. Bunu neden göze alayım? Ölmemek için mi?
Ölümü sakatlığa yeğlerim.

Uzun covide bağlı kısmen engellilik ve ensefalit ya da kronik yorgunluk sendromu iddiaları var bunlar araştırabilir ve bu kişilere mutlaka yardım edilmelidir ancak bu kişilere uygulanmış ilaç tedavisi neydi?
Kronik yorgunluk ensefalit ya da depresyonlar bunların bir kısmına yine vücuda sızan ilaç yükleri ve toksinleri neden oluyor olabilir mi? Bunu hiç sorguladınız?
Bunu bilmiyoruz.

Aşıdan ölüm riskini seçmemek ve bunu göze almamak elimde.
Coronavirüs doğal bir olgu buna bir şey yapamam ama aşıyı seçmeyebilirim.
Aşıdan ölüm riskim var anlıyor musun?
Geçtiğimiz hafta aşı yaralanmalarının Covid zararını aştığını gösteren tablolar ve istatistiklere tanık oldum.
Bunun dışında Şili çalışması Sinovac inaktif etkin dedi bizim doktorlar 50 milyon dozla bir çalışma yazamadığı gibi (düzeltme bunun akabinde yazmış yayınlamışlar) o çalışma yayınlanır yayınlanmaz interenetteki yorumlara göre söylüyorum kimse onu olmasın herkes biontech mrna olsun diye TTB bir parti Sinovac toplatmaya girişti.

İngiltere ve bir kaç ülke de daha şu an virüsten ölenlerin ziyade aşılanmış insanlar olduğunu haberler söylüyor. Salgının ölümlerle yeniden doğduğu ülkeler aşılanan ülkeler diyen bir Fransız salgın hastalık profesörü var..

Çin'e sorsak 1,5 milyar nüfustan sadece 5 bin kişi öldü ve Suriye ve Afganistan gibi ülkelerde salgın ya da gündemi var mı onu bile bilmiyoruz. Tibette bir dağ da yaşasam ve TV ve radyom olmasa eminim bir salgınım olmayacaktı ve aşı zorlanmasına da maruz kalmayacaktık. Neler olduğuna ikna olmadım ya da anlamış değilim. Virüs tam izole edilmedi serpiştirme yöntemiyle kodlar bilgisayar dizimleriyle eşleştirilip tamamlanıyor diyorlar. 

Yani şu aşamada bir aşı alır ve yaralanırsam kendimle çelişirim bunu kabul edemem

Türkiye 80 milyon+ nüfus ve salgında bildirdiği ölüm 50 bindir. Ben bun da bir ulusal pandemi göremediğimi söylemeliyim. İsnaları nölüdğünü gizmeli bir salgın hastalık olduğunu kabul ediyoruz ve ölenler ve yakınları için üzgünüm ancak salgın demek ?! Ysani milyonlar ölmedi !

mrna nın mucidi twitterın da galiba ivermektin adlı ilaç mrna aşıdan daha koruyucu yazıyor.

Aşı yaralanmalarını gördük böyle bir riski almıyorum ve alamam

Coronavirüs doğal engelleyemediğim bir risk
Bağışıklık sistemimle savaşmak ya da onu güçlendirmekten başka bir şey elimden gelmez
Henüz güvenli ve etkili, uzun dönem riskleri gösterilmiş ve koruyuculuğu ispatlanmış bir aşı yok. Riskler çok fazla. Bağışıklık sistemimle yola devam edeceğim ve etmeliyim gibi görünüyor.

Eğer ben de herkes gibi ya da diğerleri gibi aşıya bağışıklık sistemimden daha fazla güveniyor olsaydım neden olmasın belki ama şu aşamada aşıların doğal bağışıklıktan ve bağışıklık sistemimden daha güçlü olduğuna inanmadım ve buna dair yeterli veri yok ve  bağışıklık sistemimin beni doğal yoldan sakat bırakma riski aşıdan düşük....

İnaktif aşıları sadece kitlesel hezeyan durursa ve histerik aşı önergeleri geri çekilirse ve uluslararası zeminde hukuku linç etmeyi bir yana bırakarak ortak tanınan doğru dürüst bir tanım yapılırsa ve yaşam boyu hakları örtmeye ve gölgelemeye kalkmayan aşı pasaportu dayatmaları çekilirse değerlendireceğim. Özgürlükler aşıdan önemlidir. Yaşam hakkından önce kutsanması gerekenler var .

mRna dan Ne Anlıyorum -2

Tam olarak şunu anladım ve anlıyorum



mRna gibi bir teknik teknoloji vardı ve kullanılamıyordu.
Genetiğe giden buldukları tek açıklık.
Bunun için hazır bir fırsat yarattılar ya da mevcut fırsat ve zemini varken kullandılar ve kullanıldı..
Farma ilaç ve iktidar tarafında ya da yeni bilimsel kaşifler tarafında bu şu anlama geliyor.
Bu geleceğin ilacı ve teknolojisi zaten öyle ya da böyle kapı ya da fırsatlar aralanacaktı...
Genel bir kitle kabulüyle bunun fırsatı yaratıldı ya da büyük bir kitleye bu uygulanarak bu resmileştirildi.
Büyük kitle içinde bu yani genel muhafazakarlığı bir kenara bırakırsak ölümsüzlük -iksiri- arayışına kadar gidiyor. Buna benzer. 
İnsan kendi genetiğine giden yollar arıyor.
İnsan kendi biyolojisini ve genomunu çözümlemeye aşmaya girişiyor.
Kendinin tanrısı olmaya..
Bunun için küçük bir başlangıç. Uzaya aya giderek adım atma gibi.

Deney tüm insan ırkınca göz ardı edilecek ya da ediliyor.
Sonuçta teknoloji ve bilim-tekniğin ,tekno uygarlığın insanı getireceği nokta ve son aşama bu.
İnsanlar bunu bir ölçü de seçmiş olmalı. ya herro ya merro

İnsanı doğa da yaşayan doğanın temel bir içeriği gibi algılamıyorsak, türümüzü bir doğal savaşçı hayvan gibi sınıflamayacaksak ve rahat konfor tekno bağımla kentlere doluşmuş bir tekno tür olarak ilerleyen bir tür anlamında kendimizi tanımlıyorsak insanın önünde ki zorunlu aşama

Kendi genetiğine giden yolu arıyor
Her anlamda ölümsüzlük arıyor
Sonuç olarak ölümsüzlük (hastalıksızlık) arayışının bir sirayeti ve sonucu olmalı
Deneyin resmileştirilmesi bunun üzerinden 
Yani bilinçaltında bunu bir kısım kesim (kitle) bence bunu seçmiş görünüyor. Sadece şu olabilir. Bazıları kimine göre bunu seçmiş kurban ya da denek görünümünde olsa da insan yoğunluğu kolektif bilinçdışında buna bir geçit açmış olmalı. Sonuç olarak bunların çoğu kendilerine göre kendini süper bulaşıcı bir hastalıktan koruyan süper bir iksir aldı. Örneğin bu ülke de herkesin bir inaktif aşı seçme ve olma hakkı vardı. Eczanelerde başka aşılar vardı. Onlarca üniversite yerli inaktif aşı çalıştı. 

İnsanın ölümsüzlük arayışını simgeliyor
Bıkmış ya da bezmişliğini simgeliyor
Doğaya karşı gelişi, hayatı ve varoluşu yenme isteği ve azmi.. Doğal oluştan uzaklaşma...

Sonuç olarak dediğim gibi bu teknolojiye kitlesel olarak geçit aralandı. İnsanın yapması gereken şudur. mRna teknolojisini öğrenmek geliştirmek çünkü 1 milyar kişi halihazırda aşılandı. Başta bu kişiler için gerekiyor.

Şu an ülkenin yapması gereken de bir teknoloji enstitüsü kurmak.. 

Sonuç olarak ister gelecekte tarihin tıp skandalı olarak adlandırılsın ister virüs pandemisi farketmiyor mRna'ya tarihsel geçerlilik sağlanmıştır

Yani insan genomunu kurcalamaya devam etmelidir

1 milyar denekten sonra bu geri çevrilemez

Bunun insanın bilinçdışı ya da bilinçaltında kolektif bir savaş olarak alıyorum. Bir yanı seçti bir yanı seçmedi ama madem ki oldu o halde oldu..

Ülkenin yapması gereken şu an aşıyı tartışmak kadar bu teknolojiyi , bilgiyi ve bilimi tartışmak, kurumsallaştırmak, ilgili enstitü vb kurmak açmak anlamaya çalışmak olmalıdır.

İnsan bedeninin bir haberci rna saldırısından yılacağını sanmıyorum.. 

mRna dönüşü olmayan bir yola girdi bunu herkes anlamalı. Genç nüfus aldı,

Genetik çalışmalıyız başka bir şey göremiyorum. bilgi ve bilimin kendini öğrenmeli ve çalışmalıyız.

Tartışmayı bırakıp genetik çalışmalıyız 

Ne yaparsak yapalım mRna ya karşı her saldırı muhafazkar bir saldırı ve bir azınlık girişimi olarak engellenecek ve bastırılacaktır. Benim mantıklamam da kitlelere hiç uygulanmadığı durumu üretemedikten yani tarihi başa saramadıktan sonra ileri bakmak olanları gözlemek gerekiyor ...